20 Eylül 2006

Ne yapayım yazacak şey bulamıyorum

ile Savaş Yaşar

Bir tez telaşıdır gidiyor bu aralar.. Boş zamanlarımda düşüncelere dalıyorum.. Aklın sonsuzluğu hayrete düşürüyor her zaman beni.. Bin türlü fikrin içinde uçuştuğu bir organ..

Kafama takılan bir babanın çocuklarına mesafesi nasıl olmalıdır. Uzak mı olmalı, resmi mi olmalı, sert mi olmalı, hiç gülümsememeli, hep hesap sormalı, ya da çocuğuyla dost veya arkadaş ilişkileri mi kurmalı..

Türk ailelerinde babalar hep uzak ve mesafeli olurlar çocuklarına karşı, hiç bir zaman sevgilerini tam göstermezler, koklatırlar..(dı) Ama günümüz babaları pek öyle değil. En azından yeni nesil babalarından bizim kadar korkmuyorlar…

Şu anki fikrim evladın iyiliği için mesafeli, sert, gerekirse çatık kaşlı, nadir gülen, nadir sevgi sözcükleri söyleyen babaların daha doğru tutumu sergilediği.. Belki evlatlarınız sizi çok sevmeyebilirler ama bu onların iyiliği için. Henüz baba değilim ama baba olarak düşündüğüm zaman bu görüş daha çok uyuyor bana.. Hep sevdiğini sonsuz gösterecekmiş, sınırsız sevecekmiş gibi görünüp, nadir tatmin olup, olumsuzluklarda fiziksel olarak değilde duygusal yönden bir motivasyon..

Bakalım siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? İdeal bir baba nasıl olmalı? Sevecen, sert, zor beğenen, hesap soran, şımartan vs., vs..